Search

Yolculuk Başlasın...

Updated: May 18, 2020

Neden buradayım?


Biliyorum ki çoğumuz bu soruyu sık sık kendimize soruyoruz. Bazen tüm günlük koşuşturmacalarımız, anlık ve kronik yaşadığımız streslerden arta kalan, kendiyle sessiz ve sakin kaldığı zamanlarda, bazen de tam da o koşuşturmacanın stresin içinde…


Ben bu sorunun izini sürdüğüm için şu an bu satırları yazıyorum. Benim hayatımın her dönemindeki en önemli sorgulamaydı bu. Bu Dünyaya gelmemin bir amacı var mıydı? Bir görevim var mı? Önemsiz mi bu görev yoksa herkesinki gibi o kadar önemli ki en önemli sınavımız onu bulmak olabilir mi bu hayatta? Sadece şundan eminim, zaman zaman beyin kimyasının çok iyi çalışmadığı depresif dönemlerde ya da koşturmaca içinde hayat amacı önemini yitirip hayatı öylesine yaşıyoruz gibi görünse de, farkında olmak isteyen, anlam arayanlar için bu soru her yeni dalgada kıyıya hep tekrar vuruyor, ve ne zaman ki bu Dünyada hepimizin bir görevi olduğuna ve her birimizin bir diğerine kıyasla onu eşsiz yapan bir yeteneğinin olduğuna inanıp yol almaya karar verdiğimizde, DHARMA çarkları dönmeye başlıyor.


Lise dönemimde kendime meslek seçmeye çalışırken, ODTÜ’de mühendislik eğitimi aldığım yıllarda, sonra kurumsal hayatta İnsan Kaynakları’nda çalışırken hep emin olduğum birşey vardı: Neyi İS-TE-ME-Dİ-ĞİM. Belki hiç sorgulamamaya kıyasla iyi bir başlangıç olabilir ama hep ne istemediğimden emin oldum ben ve neyi istediğime odaklanmam, hele ki adım atmaya cesaret etmem yıllarımı aldı. ODTÜ’den başka bir üniversitede okumak istemediğim için beni çok da heyecanlandırmayan bir alanda eğitim aldım. Bir matematik-fen öğrencisi olarak, doktor, eczacı, mimar ya da ekonomist olmak istemediğim için mühendis oldum. Sonra mühendislik yapmak istemediğimi farkettiğim için kurumsal hayatta mühendislikten en uzak olduğunu düşündüğüm insan kaynaklarında çalışmaya başladım. Bugün baktığımda hiçbir seçimimden pişman değilim, yaşadığım her deneyim beni bugüne getirdi ve aldığım ruhuma uyan her eğitim beni biraz daha besledi. İnsan Kaynakları’nda çalışırken insana ve kurumlara dair öğrendiğim her şey, canım Gülcan Arpacıoğlu’ndan aldığım bilinçaltı ve enerji psikolojisine dair her eğitim ve İstanbul Yoga Merkezi’nde Ayça Hocam’dan aldığım Yoga eğitmenliği eğitimi… Bu arada deneyimlediklerim, çözülen travmalar, açılan yeni kapılar, tanıştığım ve birbirimizin yolculuğuna tanıklık ettiğimiz harika insanlar, yeni farkındalıklar ve yoga felsefesinin hayata dair sorgulamalarıma verdiği güçlü cevaplar…


Artık yola çıkma ve biriktirdiklerimi paylaşma vakti...


“Hayat sen planlar yaparken başına gelen şeylerdir” demiş John Lennon. Bu dönem çok enteresan, çünkü tam çocukları büyüttüm, artık işimle ilgili büyük adımlar atabilirim, ofisimi açacağım dediğim zamanda, COVİD-19 hepimizi hayatlarımızda yeni pencereler açmaya zorladı. En önemlisi, sağlığın kıymetini biraz daha iyi anladık. Tam bir duygu salatası içindeyiz. Hayatını kaybedenlerin, hastalığı ağır geçirenlerin üzüntüsü, bizi de bulur mu kaygısı, ne zaman biteceğinin derin şüphesi, her kafadan ses çıkmasının verdiği bıkkınlık, yaşayıp göreceğimiz gerçeğinin kabulü, şu anda sağlıklı olmamızın verdiği avuntuya bir de günlük hayatlarımızdaki rutinlerin neredeyse tamamen değişmiş olmasının getirdiği adaptasyon süreci eklendi. Olan bu, iyisi ve kötüsüyle şu anda çoğumuz aşağı yukarı bu gerçeği yaşıyoruz. Neyse ki insan evrimi gereği adaptasyonla bugünlere gelebilmiş, değişime en kolay uyum sağlayan canlılardan biri. Ve evet yeni bir dönemin, belki yeni bir çağın başlangıcındayız. Aldığım tüm eğitimler için şükrediyorum çünkü hepsi benim gibi kaygılanmaya çok meyilli bir insanı bile kabule ve değişime ayak uydurup yoluma inançla devam etmeye hazırlamış; hatta kendime şunu söyletebilmiş ‘Doğru zamanı beklemek diye bir şey yok. Sen planlar yaparsın, hayatın başka planları vardır. Paylaşmak, artırmak istediklerin için en doğru zaman ŞİMDİ!’


Haydi gelin hep beraber çıkalım bu yolculuğa, konuşacak, paylaşacak, arttırılacak çok güzel şeyler var 😊

#içselyolculuk #kendinibul

48 views0 comments

Recent Posts

See All