Search

Çalışma Hayatının Olmazsa Olmazı: Tabi ki de Yoga

Ne kadar garip geliyor kulağa değil mi? Hatta komik belki de. Az çok herkesin bir fikri var zaten Yoga ile ilgili. Instagram'daki jimnastik kökenli arkadaşlar bu konuda aslında bayağı yeni pencereler açtılar zihinlerde, bu arada yanlış anlaşılmasın, birçoğu muhtemelen felsefesinden de haberdar ve takdir ediyorum çoğunun esneklik ve gücü yerinde. Yoganın popülerlik kazanmasına destek oldukları aşikar, ama yoganın bundan ibaret olmadığından daha sık bahsetmek gerek; çünkü arka planda müthiş bir hazine var.


Eski bir İK'cı olarak şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim: Bugünkü aklımla çalışanlar için olabilecek en etkin iş dışı etkinlikleri ya da atölyeleri organize etmem gerekse ve bunları yaparken amacım verimliliği, odaklanmayı ve içsel motivasyonu kökten dönüştürüp şaha kaldırmak olsa, seçeceğim iki başlık olurdu: Yoga ve Bilinçaltı Dönüşüm Teknikleri (EFT, TAT, Theta Healing, Mutluluk Kolay...vs). Dönüşüm teknikleri başlı başına kendi içinde birçok başlığı olan bir konu; ama şimdi gelin Yoga aslında nedir bir mercek tutalım ve en temelde nerede dönüşüm sağlar kısaca bahsedelim.




Öncelikle, yoga bir spor dalı, bir akrobasi tekniği değildir:) İşin o kısmı devede kulaktır. Bir din de değildir, bir yoga uygulayıcısı olmanız için Hindu olmanız gerekmez. Evet, kadim Hint kültürünün bir parçasıdır ama herhangi bir dine mensup olmanız yoga yapıp yapamayacağınızı belirlemez. Yoga bana göre, daha iyi bir yaşam için bir öneri envanteri, en önemlisi de binlerce yıl öncesinde ortaya çıkmış olmasına rağmen, kişilik yapılarına göre seçebileceğiniz metotlar sunan bir sistemler bütünü.


Madem çalışma hayatından bahsediyoruz; gelelim yoganın iş hayatını nasıl dönüştürebileceğine. Beni bıraksanız saatlerce yazarım ama işin özü şu: Hepimizin, aklımıza hakim olmaya ihtiyacı var! Sabah ofise gelip bilgisayarı açtıktan sonra, ya da belki bu dönemde hala evlerimizde işbaşındayken, gerçekten ne kadar İş'te, yani An'da kalıp yapabileceğimizin en iyisini yapabiliyoruz? Düşünmek insanı insan yapan şey doğru, ama bu devirde bizim yaşadığımız şey maalesef sürekli bir düşünce ve duygu bulamacı içinde yolumuzu bulmaya çalışmak. Yoganın da en temeldeki önerisi şudur: Daha iyi bir hayat istiyorsan, daha farkında ve odaklı yaşamaksa niyetin, aklını sakinleştirmeyi öğrenmelisin. Tekniklerini de felsefesinin içinde saklı tutar yoga, hazine dememdeki kasıt bu.


Bu sebeple, evet ofiste düzenlenen Asana seansları (birçok kişinin bildiği birtakım nefes, ısınma egzersizi sonrasında bedeni esnetip güçlendiren pozlardan oluşan seans) şahane bir başlangıç, nitekim ben de düzenli bir Asana uygulayıcısıyım. Ama artık bence bir tık sonrasına geçip, yoga felsefesinden, aklın nasıl sakinleştirilebileceğinden, nasıl daha odaklı ve anda çalışılabileceğinden bahsetmeye başlamak lazım, ki benim nihai amaçlarımdan biri de daha çok kurumda bunun hayata geçirilmesine destek olmak.


Hayal edin: Aklınız sakin, ne bu işi nasıl yapacağınızla ilgili iç sıkıntısı, ne iş çıkışı neler yapmanız gerektiği, ne çocuğunuzun okuldaki sıkıntısı, ne büyüklerinizden birinin rahatsızlığı var aklınızda; sadece o anda, odaklanmış bir halde o iştesiniz. İşte o zaman belki haftalarca bitirmek için uğraştığınız bir projeyi ya da raporu, akışta çalıştığınız için kısacık bir sürede bitiriverdiniz. Sonra gelsin mutlu patron, aileye çocuğa ayrılabilecek zaman, en önemlisi daha tatmin olmuş, daha yeterli hisseden, daha mutlu bir SEN!

34 views0 comments

Recent Posts

See All