Search

Aradığın Şey de Seni Arıyor

Ben değil, Mevlana söylemiş bunu.


Bir de şunu demiş: “Kendini küçük görmeyi bırak, sen yürüyen evrensin.”


Bir de ne demiş biliyor musun? “Dün zekiydim, dünyayı değiştirmek isterdim, ama bugün akıllıyım kendimi değiştiriyorum.”


Çelişkili gibi mi sanki?:)


Aslında en önemli başlangıç arayışta olmak bence. Kendine dair soruların, ve cevaplarının arayışında olmak. Önce soracaksın ama, ne soracağını bilmediğin zamanlarda bile belki de “ne sormam gerekiyor?” diye soracaksın…Soru sormadıkça cevabın gelmesini nasıl bekleyebilir ki insan? Peki cevaplar hemen gelir mi? Bazen yıllar sürer, bazen de tekamülünün biraz daha hızlandığını hissedersin, özüne döndükçe sezersin artık cevapları, bazen de bağlantını koparırsın kendinden, cevaplar biraz daha uzaklaşır sanki… Ama insan olmanın gereğidir bence sormak. Hele ki benim için olmazsa olmaz, çocukluğumdan beri en önemli soru hep şu oldu: Neden buradayım, görevim ne?


Belki daha öncesinde sorulması gereken en önemli soru şuydu: Gerçekten bir görevinin olduğuna emin misin? Kendini büyütüyor, ya da egonla soru soruyor olabilir misin?:) Ve ne zaman aklım sakinleşip, kendimle bağlantımı tekrar sağladığımda şu cevaplar gelir: Evet, burada bir görevin var, herkesin olduğu gibi, o yüzden egonla değil, hayatını anlamlandırmak için soruyorsun, ve hayatının en önemli sorusu bu. Ve evet, okyanusta bir damlasın, o yüzden egonu boşver, ama ruhun bir damla olarak tam bir şaheser ve okyanustan ayrı değil, tam olarak onun Öz’ü, tıpkı herkesin öyle olduğu gibi… O yüzden kendini küçük görmeyi bırak, sen yürüyen evrensin.


Ben evrensem, neden gücüm yetmiyor? Hemen bir sonraki soru buydu benim için. Dünyada bu kadar kötülük, adaletsizlik, mutsuzluk, yoksulluk varken, ben bir ölümlü olarak neyi değiştirebilirim ki? Sonrasında cevap hep şöyle gelir: Yanlış yerden başlıyorsun çünkü, önce kendinle başla işe.. Sonra da herkesin işe önce kendisi ile başlamasını sağlayacak birşeyler yap. Sonra izle olanları, önce kendi hayatında, sonra da dalga etkisi ile diğerlerinin hayatında gerçekleşen dönüşümleri, ve bazen de küçük bir dokunuşla büyüyen mucizeleri. O yüzden çok haklı Mevlana, akıllı davranıp işe kendini değiştirmekle başlamak lazım.


Güzel yazıyorsun Gül de, yazması kolay, pratiğe geçir bakalım, ya da kolaysa bize de göster dediğini duyar gibiyim, demiyorsan da, de bence, sormak sorgulamak güzeldir😊 Ben ilk ve ikinci sorumun cevabını Yoga felsefesinde buldum desem, çok büyük laf etmiş olurum. Çünkü bence Yoga Eğitmenliği eğitimine gitmeden önce o yaşa gelmiş Gül, bu soruyu sormasına sebep olan, sonra tekrar tekrar bulduğunu sanıp duvara toslayan bazen çok şahane, bazen çok kötü ama çok öğretici bir dizi deneyimin, ruhuna uyan kitapların süzgecinden geçti, ve hazır olduğunda aldı cevabı, ya da aldığını düşünüyor. Evet hakkını yemeyeyim, Yoga felsefesi sağladı bu soruyu tekrar hatırlayıp Öz’ümle bağlantı kurarsam cevaba yakınlaşacağımı anlamamı.


Hem ikinci hem de son sorunun cevabını, ya da metodunu diyelim, hem yogada hem de bilinçaltının nasıl çalıştığına, nelere etki edebileceğine ve nasıl farklı kodlanabileceğine, enerjinin ne olduğuna ve doğru yönlendirilebilirse nasıl şifalar yaratabileceğine tanık olduğum eğitimlerde aldım. Bu yüzden biliyorum ki çocukluktan hatta bazen anneden, bazen önceki yaşamlardan, hatta atalardan gelen değersizlik ve yetersizlik duygularını fark edip üzerinde çalışmak elzem. Yoga akıl sakinliği, odaklanmak ve hayatı anlamlandırmak için eşsiz bir bilgiler bütünü, ama deşmek gereken konular, hep karşımıza döngü olarak çıkan, çözülmesi gereken engeller, bazen de sadece pozitif hislerle dolmak ve hem hayata hem de işimize motivasyonumuzu yükseltmek için kullanılan bilinçaltı teknikleri bu çağın mucizeleri. İkisinin de yeri ayrı, ikisi de eşsiz benim için ve iyi ki karşılaşmışım dediğim, yolumu açan, doğru zamanda karşıma çıkan bilgiler ve öğretmenler. Niyetim benim gördüğüm yerden bu bilgi ve deneyimi kendi süzgecimden geçirip sentezleyerek sana da anlatmak, ama adım adım…


Aradığın tüm soruların cevabını buldun mu Gül? Bir kısmını, ya da bilmem… Bu başka bir soru, ama kesinlikle sormaya değer. Emin olduğum şu ki, hayatımı daha anlamlı ve daha derin bir anlayışla yaşıyorum, o yüzden doğru yolda olduğumu hissediyorum. Bu yüzden buradayım artık, bu satırları yazıyor ve bilgiyi yaymak istiyorum. Bilgiye ulaşmak artık bu kadar kolayken, yapabileceğim en anlamlı şey yayılmasına aracı olmak ve bildiklerimi sentezleyerek yeni bir pencere açmak.


O yüzden arayışta olmak şahane, kendinden memnun olmayı ve şu anki halinle kendini tamamen kabul edip sevmeyi unutmadan, ara, sor… Cevaplar hazır olduğunda gelecek, bazen hiç beklemediğin zamanlarda, sırf artık hazır olduğun için…


59 views0 comments

Recent Posts

See All